Yaşayıp giderken...



Dünyanın batağına dibine kadar battığımı, batırıldığımızı hissettiğim şu günlerde daha bir nefret ediyorum sanki yaşamaktan. Farklı olduğumu hissediyorum, başka bir dünyaya aitmişim gibi. Peşinden koştuğum şeyler diğer insanlardan hep farklı olmuştur. Ama sanki ilk kez bu farkı bu kadar derinden hissediyorum. Onlar öyle mutlular, ama ben onların bu mutluluğundan ölesiye mutsuz oluyorum. Hayat böyle bir şey olmamalı diyorum; birbirini tüketmekten, insanlara sadece bedenden ibaretmiş gibi davranmaktan, yarını düşünmeden sorgulamadan yaşamaktan, sadece kendini düşünen bencilliklerden, iki yüzlü menfaat oyunlarından, karşındakini yerin dibine batırmaktan zevk almaktan... Bunlardan ibaret olmamalı hayat. Böyle bir şey değil, olmamalı. Bu anlarda tüm umudumu yitiriyorum işte, basıp gitmek istiyorum.


Sonra yürüyüşe çıkıyorum; ılık akşam havası, hafif bir meltem. Hava mis gibi, lacivert gökyüzü. Bir kedi yavrularıyla oynuyor, bir kadın onları doyuruyor. Yanımdan el ele tutuşmuş 18 yaşlarında iki sevgili geçiyor, yüzleri aşktan ışıl ışıl gelecekten konuşuyorlar. En sevdiğim kitabın en sevdiğim bölümünü anımsıyorum. Kulağımda kulaklık, o çok sevdiğim şarkı çalıyor artık bir klasik olan. İyi ki yaşıyorum diyorum, iyi ki hayattayım ve ben bunları duyup hissedebiliyorum. Mutluyum.


--------------------------------------------------------------





Dinlemekten büyük bir zevk aldığım Eski Bando grubu albüm çıkarmış, ismi Renkli Şeyler. Oldukça şirin bir albüm, grubun kendisi gibi. Eski 45'likleri sevenler için birebir, eski aşklar tadında. Albümü dinlerken grubu bir kez daha kanlı canlı dinlemek istedim. Zira canlı performansları da bir o kadar başarılı. Benden ufak bir tavsiye.


0 yorum var :):

Yorum Gönder

top